Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2018/165 Esas, 2018/375 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5 inci maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karara karşı Hava Kuvvetleri Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığınca yapılan itirazın, Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/724 D.İş sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.07.2021 tarihli ve 94660652-105-05-5446-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2021 tarihli ve KYB - 2021/92768 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2021 tarihli ve KYB - 2021/92768 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2013/14-102 esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede,
1)353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'na 23/06/2016 tarihli ve 6722 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile eklenen ek 4. maddede yer alan "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askeri suç ve cezalar hakkında da uygulanır: a) Sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi..." şeklindeki düzenleme uyarınca Mahkemesince 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na göre uygulanan izin tecavüzü suçunun sadece askerî şahıslar tarafından işlenebilecek “sırf askerî suçlar” kapsamında olması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2)Sanığın adlî sicil kaydında daha önce işlemiş olduğu kasten yaralama suçu nedeniyle Erciş Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2014 tarihli ve 2013/2 esas, 2014/202 sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet kaydının bulunduğu cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesindeki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması... gerekir.” şeklindeki hükme nazaran, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2018/165 Esas, 2018/375 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de; bu karara karşı Hava Kuvvetleri Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığınca itiraz edildiği, söz konusu itirazın Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/724 D.İş sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verildiği göz önüne alındığında; mercii kararının öncelikle incelenmesi gerektiğinden Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/724 D.İş sayılı kararı yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle,
01.10.2024 tarihinde karar verildi.