Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Dava, abonenin ödemediği elektrik borcunun tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

İddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davacının davalılardan ...’e yönelik tüm, davalı ...’e yönelik sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacının davalı ...’e yönelik diğer temyiz itirazına gelince; Davacı, dava dışı ... Poşet Plastik Ambalaj malzemeleri San. ve Tic. A.Ş’nin davacı şirketten abone olarak kullandığı elektrik enerjisinden dolayı borcunu ödeyememesi üzerine borçların yapılandırılması konusunda mutabakata varıldığını ve 22.5.2008 günlü “Taksit Protokolü ve Taahhütname” belgesini taraflarca ve müteselsil kefil sıfatıyla davalı ... tarafından imzalandığını bildirerek taksit protokolü uyarınca borçların ödenmemesi üzerine girişilen icra takibine davalıların itirazları sonucunda takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamını istemiştir.
Davalı ...’e dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı ...’in taksit protokolünde taksit yaptıran olarak imza attığı, abone şirketin ortağı olup söz konusu borçtan şahsen sorumlu olmadığı gerekçesiyle onun hakkındaki davanın reddine; ... yönünden ise, taksitlendirme protokolünde belirtilen 7.032,12 TL’den sorumlu olduğu, takip öncesi temerrüde düştüğüne dair bilgi belge bulunmadığı gerekçesiyle takip tarihine kadar işleyen gecikme zammı ve gecikme zammı KDV’sinden sorumlu olmadığından fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı ...’in asıl alacak miktarı olarak kefil olduğu 7.032,12 TL'den sorumlu tutulması doğru ise de taksitlendirme protokolünde açıkça herhangi bir duyuruya gerek kalmaksızın vadesinde ödenmeyen borcun muaccel hale geleceği ve gecikme zammı ile gecikme zammı KDV’si ekleneceği belirtildiğinden ve davalı da bunu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığından onun yönünden asıl alacak olan 7.032,12 TL için takip tarihine kadar işleyecek gecikme zammı (faizi) ile gecikme zammı KDV’sinden de sorumlu tutulmalıdır. Mahkemece bu yön gözetilmeden davalı ...’in takip öncesi temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle kefil olduğu miktara işleyen gecikme zammı ve gecikme zammı KDV’sinden sorumlu tutulmaması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacının davalı ...’e yönelik tüm ve davalı ...’e yönelik sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte gösterilen nedenle kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliğli ile karar verildi.