Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın temyiz isteminin hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2- Kabule göre de;
a) Tüm dosya içeriğine göre; sanık ile katılan arasında yaşanan tartışma ve kavga sonucunda; sanığın, vücudunda kemik kırığı olacak şekilde yaralandığının sabit olduğu somut olayda; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek, sonucuna göre, TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanığın lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteğinin, hakkında daha lehe olan TCK'nın 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği halde, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmeden sanık hakkında hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.