Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen suçun sübutu halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun 765 sayılı TCK'nın 240/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 2004 yılı olan suç tarihi ile hüküm günü arasında bu sürenin, soruşturma izninin alınmasıyla ilgili durma süresi de eklendiğinde, gerçekleştiği nazara alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.