Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen tefecilik suçunun müşteki ...'ye ödünç paranın verildiği tarihte yürürlükte olan 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesine göre 5 yıllık, müştekiler ... ve ...'e ödünç paranın verildiği tarihte yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre ise 8 yıllık asli dava zamanaşımı sürelerine tabi olup, zamanaşımını en son kesen işlemin ise 12/06/2008 tarihli sorgu olduğu, müşteki Hakkı'ya yönelik eylemi bakımından karar tarihi, diğer müştekilere yönelik eylemleri açısından ise inceleme tarihi itibarıyla bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 15/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5. Ceza Dairesi - E. 2015/9250 - K. 2019/4276
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 5. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2015/9250 |
| Karar No | 2019/4276 |
| Karar Tarihi | 15.04.2019 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat