Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi süresi içinde taraflar vekillerince istenilmiştir.
Ayrıca davacılar vekili; dava sonucunda verilen karara yönelik tavzih talebinde bulunmuş olmakla, 05/11/2015 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, tavzih talebinin reddi kararını da süresi içinde temyiz etmiştir.

Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacıların tavzih taleplerinin reddine ilişkin karar yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar vekili, kararın tefhiminden sonra verdiği 23.10.2015 tarihli dilekçesi ile özetle “ hükümde faizlerin eksik bırakıldığını, bunun infazda sorunlara yol açacağını “ belirterek tavzih talebinde bulunmuştur.
Mahkemece davacılar vekilinin tavzih talebi 05.11.2015 tarihli ek karar ile özetle “…HMK.nın 305/2. maddesi uyarınca taraflara yüklenen hak borçlarda tavzih yolu ile değişiklik yapılamayacağı…” gerekçesi ile reddedilmiştir.
Davacılar vekili tavzih talebinin reddi kararını süresinde temyiz etmiştir.
Mahkemenin kararında da belirtildiği üzere hükümde faizlerin eksik bırakılması taraflara yüklenen hak ve borçlar kapsamında olup, taraflara yüklenen hak borçlarda tavzih yolu ile değişiklik yapılamayacağına ilişkin HMK. nın 305/2. maddesi uyarınca mahkemenin ret kararı usül ve yasaya uygun olduğundan, davacılar vekilinin tavzih talebinin reddi kararına yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile mahkemenin 05.11.2015 tarihli ek kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
B) Tarafların esas karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve özellikle, mahkemece hüküm altına alınan fazla mesai ücretinin tanıkların çalıştıkları süre ile sınırlı hesaplandığının, bilirkişi raporunda zamanaşımı def’ inden söz edilmesinin sonuca etkisinin olmadığının anlaşılmasına göre, taraflar vekillerinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- HMK. nın 297/2. maddesine göre hüküm hiçbir tereddüde yol açmayacak şekilde oluşturulmak zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacılar vekilinin hem dava, hem de talep artırım (ıslah) dilekçelerinde dava konusu tüm alacaklar açısından faiz talep edilmesine rağmen, mahkemece fazla mesai, ulusal bayram-genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarına faiz yürütülmemesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Hüküm fıkrasının 1/b, c ve d bentlerinin çıkartılarak, yerlerine;
b) 3.180,64 TL. yıllık izin alacağının, ekli mirasçılık belgesine göre davacılar ..., ..., ... ve ...'a olmak üzere her birine ayrı ayrı 795,46 TL.nin, 125,00 TL.sinin dava tarihi olan 16.10.2012 tarihinden, 670,46 TL. sinin ıslah tarihi olan 08/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte
c) 3.590,13 TL. fazla mesai ücretinin (hakkaniyet indirimi yapılarak) dava tarihi olan 16.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, ekli mirasçılık belgesine göre davacılar ..., ..., ... ve ... 'a olmak üzere her birine ayrı ayrı 897,53 TL. olarak,
d) 576,28 TL. bayram ve genel tatil ücreti alacağının (hakkaniyet indirimi yapılarak) ekli mirasçılık belgesine göre davacılar ...,, ... ve ... 'a olmak üzere her birine ayrı ayrı 144,07 TL. den 125,00 TL. sinin dava tarihi olan 16.10.2012 tarihinden itibaren, 19,07 TL.sinin ıslah tarihi olan 08/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, “ bentlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. - 2018/8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, nispi temyiz harcının istekleri halinde ilgilisine iadesine, 27.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.