Hükümlülük, iade, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 09.09.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.03.2013 olduğu,
Dairemizin 15.01.2015 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilen ve halen Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/114 E. sayılı derdest dosyasında kayıtlı olan sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 12.05.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.10.2012 olduğu,
İstinaf incelemesinde bulunan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi 2018/2137 Esas sayılı dosyada: Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/608 E. - 2018/841 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 05.06.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.11.2012 olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eyleminin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, istinaf incelemesi sonucuna göre gerektiğinde birleştirilmesi veya bu dosya içine alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 27.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.