Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebepleri; sigaraları ticari amaçlı satın almadığına, bozma sonrası savunmasının alınmadığına, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmolunmaması gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

Elinde poşetle yaya olarak ilerleyen sanığın poşetinde yapılan aramada 330 paket kaçak sigara ele geçtiği anlaşılmıştır.

Sanığın aşamalarda atılı suçu kabul etmediği belirlenmiştir.

Sanıkta ele geçen kaçak eşyaya yönelik alınan KEMT varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Sanığa ait poşette ticari miktar ve mahiyette 330 paket kaçak sigara ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet (5607 sayılı Kanun) suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;

1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrasının yollaması ile 3/5. ve 3/10. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi,

2.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağı hususunun ihtar edilmesi gerekirken 90 günlük süre verilmesi suretiyle sanığın yanıltılması,

3.Hükümde sanığın takdiren ve teşdiden cezalandırıldığının belirtilmesine karşın, hapis cezasının alt hadden adli para cezasının ise alt hadden uzaklaşılarak tayin olunması suretiyle çelişkiye neden olunması; hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.