Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a maddesi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmış, iddiaya konu eylemin gerçekleştirildiği 09.03.2010 tarihine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, deneme süresi içerisinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de dikkate alındığında, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2024 tarihinde karar verildi.