Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Kadastro sırasında ... Köyü 101 ada 170 sayılı parsel 24.445 m2,171 sayılı parsel 11.646 m2,105 ada 2 sayılı parsel 14.890 m2 yüzölçümüyle K.Sani 1323 tarihli ve 239 numaralı sicilden gelen tapu kaydı revizyon gösterilerek ve Kadastro Mahkemesinin 2004/1 Esas sayılı dosyasında davalı oldukları belirtilerek, maliklerinin mahkemece belirlenmesi gerektiğinden kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların ... ve arkadaşları adlarına tapuya tesciline dair verilen kararın davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2007/8860 Esas, 2007/11274 Karar sayılı ilamı ile; Mahkemece dayanılan tapu kayıtlarının kapsamları belirlenmeden ve gereği gibi mülkiyet araştırması yapılmadan karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının taşınmazları kapsadığı, komşu parsellere uygulanan kayıtların da dava konusu taşınmazları okuduğu gerekçesi ile davacı gerçek kişilerin davasının kabulü ile; dava konusu 101 ada 170 ve 171,105 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalılar Hazine vekili ile Orman İdaresi vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların kadastro tespitindeki gibi gerçek kişiler adına tesciline karar verilmesine rağmen, taşınmazların vasıfları hükme yazılırken hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; dava konusu taşınmazlardan 101 ada 170 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağındaki vasfı “tarla ve kavaklık” olmasına rağmen Mahkemece “tarla ve kayalık” olarak, 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağındaki vasfı “iki adet tek katlı kargir ev ve bahçesi” olmasına rağmen Mahkemece “tarla ve kayalık” olarak tesciline karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
S O N U Ç: Yukarıda (1) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin 2 nci paragrafındaki “....kayalık...” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “....kavaklık....” ibaresinin eklenmesine,
(1) numaralı bendinin 4 üncü paragrafındaki “....tarla ve kayalık....” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “....iki adet tek katlı kargir ev ve bahçesi ...” ibarelerinin eklenmesine, hükmün bu şekilde düzeltilmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.