İstinaf başvurusunun esastan reddi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi, 1. Yargı Paketi kapsamından yararlanarak kararı temyiz etmek istediğine, psikolojik sorunları nedeniyle eylemini bilinçli olarak gerçekleştirmediğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32 nci maddesinin birinci fıkrasından yaralanmak istediğine yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.
1.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında psikolojik rahatsızlığı bulunduğundan söz etmemesi, adli sicil kaydı incelendiğinde çok sayıda sabıka kaydı olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin hiç bir ilamda uygulanmaması, 15.06.2023 tarihli dilekçe ekinde sunduğu 02.03.2010 tarihli özürlü sağlık raporunun eski tarihli olması karşısında sanığın cezai ehliyeti olmadığı yönündeki iddiası ile diğer temyiz nedenlerine de itibar edilmemiştir.
2.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
İkinci kez mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında cezasının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca çektirilmesine karar verilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmıştır.
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair yönlerden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Safranbolu 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.