HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebi; sanık ... hakkında kurulan beraat kararına, sanık ... hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesine ve re'sen göz önüne alınacak nedenlere ilişkindir.

2.Sanık ...'ün temyiz talebi; hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 16.01.2015 günü ihbar üzerine kolluk görevlilerince sanık ...'e ait diğer sanık ...'ün bulunduğu iş yerinde Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan arama kararına istinaden yapılan aramada 237 karton gümrük kaçağı sigara, 80 paket Gepard ibareli makaron, 13 paket Bahrain marka nargile tütünü, 5 paket Captain Black marka pipo tütünü, 3 paket Nakhla Tabacco nargile tütünü cinsi eşya ele geçirildiği ve sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 13.07.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre ticari miktar ve mahiyette gümrük kaçağı sigara ve tütün mamulü ile yakalanan sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaleti ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ... cezanın belirlenmesinden sonra 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hâzinesine ödenmesi halinde verilecek cezada, soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili ile sanık ...'ün temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.