5237 sayılı TCK'nun 149/1-a-c-h,150/2, 168/3,62,53. maddeleri gereğince sanıkların ayrı ayrı 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, cezanın ertelenmesine yer olmadığına, cezanın paraya ve diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

5237 sayılı TCK'nın 150.maddesinin 2.fıkrasındaki "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı TCK'nın 522.maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, "değerin azlığı"nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ve suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yanlızca gereksinimi kadar, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği; somut olayda sanıkların yakınandan tehdit ile zorla 40 TL ve cep telefonunu yağmaladıklarının anlaşılması karşısında; koşulları oluşmadığı halde aynı Yasanın 150/2.maddesiyle cezadan indirim yapılması,

Yakınanın zararının giderilmediği gözetilmeden şartları bulunmadığı halde yerinde olmayan gerekçe ile TCK'nın 168/3.maddesi uygulanarak sanıklar hakkında verilen hapis cezasından 1/3 oranında indirim yapılması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına TCK'nın 53.madde uygulamasının infazda gözetilmesi olanaklı görülmüş,

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından toplam 925,00 TL zorunlu savunman ücretine dair yargılama giderinin tahsiline ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.