Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur ... 21/03/2012 tarihli duruşmada sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini ve sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmiş, 10/07/2013 günlü celsede ise vekilinin katılma talebinde bulunması üzerine davaya katılmasına karar verilmiş ise de; şikayetten vazgeçmeden vazgeçme olmayacağından katılma kararının hükümsüz olduğu anlaşılmakla, adı geçen lehine yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından vekalet ücretine ilişkin 12 no'lu bendin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.