Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
I) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi itibarıyla eylemin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilerek;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05/01/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 06/04/2010 olduğu, Dairemizin 2015/13378 Esas sırasında kayıtlı olan Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/393 Esas, 2013/1092 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 28/12/2009 iddianame düzenleme tarihinin ise 26/03/2010 olduğu, sanık hakkında İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2010/193 Esas sayılı dosyasında da, suç tarihinin 27/12/2009, iddianame tarihinin 16/03/2010 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
II) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi itibarıyla eylemin 4733 sayılı Yasanın 8/4 maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilerek;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05/01/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 06/04/2010 olduğu, sanık hakkında İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2010/193 Esas sayılı dosyasında da, suç tarihinin 27/12/2009, iddianame tarihinin 16/03/2010 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
III) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık ...'ın savunmasında; dava konusu kaçak içkilerin ele geçirildiği No: 78 sayılı iş yerinin kira sözleşmesinin ve vergi kaydının kendi adına olduğunu ancak daha sonra iş yerini diğer sanıklardan ağabeyi olan ...'a bıraktığını, ağabeyinin bir diğer sanık Abdulcebbar Tuzun ile birlikte iş yerini işlettiğini, 05/01/2010 tarihinde iş yerinde ele geçen içkilerle ilgisinin bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, dosyada mevcut iş yeri kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 13/06/2008 olup kiracının ..., kiralayanların ise Abdullah Erol ve Mehmet Hakan Toprakseven olduğu, Askerlik Şubesinden gelen cevabi yazıda; sanık ...'ın 01/10/2007 tarihinde askere sevk edildiğinin, 02/01/2009 tarihinde ise terhis edildiğinin belirtildiği, bahsi geçen iş yerinin bulunduğu iş hanındaki çay ocağını işleten tanık ...'ın mahkemedeki beyanında; sanıkları tanımadığını, kira ücretini malikler adına Hasan Kılıç adlı şahsın kiracılardan toplamakta olduğunu beyan ettiği, aynı gün incelenen Dairemizin 2018/18276 Esas sırasında kayıtlı İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/22 Esas, 2018/254 Karar sayılı dava dosyasında da sanık ... hakkında aynı iş yerinde 30/12/2009 tarihinde ele geçen eşyalara ilişkin dava açıldığı ve sanığın benzer yönde savunma yaptığı, anılan dosyada dinlenen iş hanı sorumlusu olan tanık Memet Erşahin'in mahkemedeki beyanında; Mehmet Ali'nin 13/06/2008 tarihinde 78 no'lu yeri kiraladığını, mal sahipleri adına iş yerini kendisinin kiraya vermekte olduğunu, hissedarların kiralama işleriyle ilgilenmediklerini beyan ettiği, anılan dosyada dinlenen iş yerinin hissedarlarından Mehmet Hakan Toprakseven'in mahkemedeki beyanında; iş yerinde 1/2 oranında hisse sahibi olduğunu, iş yeri ile kendisinin ilgilenmediğini, iş yerini suç tarihinde kimin kullandığını bilmediğini beyan ettiği olayda; tanık ...'ın beyanında bahsi geçen Hasan Kılıç ile iş hanı sorumlusu Memet Erşahin'in dinlenmeleri ve sanık ... ile yüzleştirilmeleri, suç tarihinde iş yerinin zilyetliğinin kimde olduğu, kira ücretlerinin kim tarafından ödendiği hususlarının kolluk marifetiyle araştırılması, sanığın kira sözleşmesi başlangıç tarihinde askerlik hizmetini yerine getirmekte olduğunun anlaşılması karşısında bu husus da sanığa açıklattırılıp neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1. Suç tarihi itibarıyla eylemin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilerek;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05/01/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 06/04/2010 olduğu, Dairemizin 2015/13378 Esas sırasında kayıtlı olan Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/393 Esas, 2013/1092 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 28/12/2009 iddianame düzenleme tarihinin ise 26/03/2010 olduğu, sanık hakkında İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2010/193 Esas sayılı dosyasında, suç tarihinin 27/12/2009, iddianame tarihinin ise 16/03/2010 olduğu, aynı gün incelenen ve tevdii kararı verilen Dairemizin 2018/18276 Esas sayılı İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/22 Esas, 2018/254 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 30/12/2009, iddianame tarihinin ise 17/03/2010 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.