Hükümlülük, erteleme, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

I) Katılan EPDK vekilinin sanık ... hakkında verilen hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;

1. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

2. Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezasının günlüğü 20,00 TL den paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 52/2 ile birlikte TCK'nun 52/1. maddesinin de yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

4. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine TCK'nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,

5. İsnat edilen suçu iştirak halinde işledikleri sabit olan sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiğine göre, 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesi uyarınca vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan EPDK vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca;

1. Hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "TCK 62" ibaresinin çıkartılarak yerine "62/1. madde ve fıkrasının" ibaresinin eklenmesi,

2. Hükmün 3. fıkrasından "52/1-2" ibaresinin çıkartılarak yerine "52/2." ifadesinin eklenmesi,

3. Hükümden TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine "24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine," ifadesinin eklenmesi,

4. Hükmün müsadereye ilişkin bendinde yer alan "TCK nun 54 md." ibaresinin çıkartılarak yerine " 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi" ibaresinin eklenmesi,

5. Hükmün vekalet ücretine ilişkin bendinde yer alan "müştereken" ibaresinin çıkartılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Katılan EPDK vekilinin sanık ... hakkında verilen hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;
1. 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan, hapis cezasının ertelenmesi sırasında tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu şeklinde subjektif değerlendirme yapılan ve talimat mahkemesindeki savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığa, kaçak eşya hakkındaki kamu zararının tespit edildiği bilirkişi raporunun sanığın savunmasının alındığı 07.11.2012 tarihinden sonra dosyaya girmiş olduğunun anlaşılması karşısında, bilirkişi tarafından hesaplanan "Eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı" olan 1.815,25 TL'nin kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, “Zararın giderilmemiş olması” şeklindeki hatalı ve başka gerekçe de gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

3. Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezasının günlüğü 20,00 TL den paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 52/2 ile birlikte TCK'nun 52/1. maddesinin de yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

5. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine TCK'nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,

6. İsnat edilen suçu iştirak halinde işledikleri sabit olan sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiğine göre, 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan EPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Katılan EPDK vekilinin sanık ... hakkında verilen hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan, hapis cezasının ertelenmesi sırasında tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu şeklinde subjektif değerlendirme yapılan ve talimat mahkemesindeki savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığa, kaçak eşya hakkındaki kamu zararının tespit edildiği bilirkişi raporunun sanığın savunmasının alındığı 01.06.2012 tarihinden sonra dosyaya girmiş olduğunun anlaşılması karşısında, bilirkişi tarafından hesaplanan "Eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve
diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı olan" 191,75 TL'nin kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, “Zararın giderilmemiş olması” şeklindeki hatalı ve başka gerekçe de gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;

1. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

2. Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezasının günlüğü 20,00 TL den paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 52/2 ile birlikte TCK'nun 52/1. maddesinin de yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

4. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine TCK'nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,

5. İsnat edilen suçu iştirak halinde işledikleri sabit olan sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiğine göre, 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesi uyarınca vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan EPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.