SUÇLAR: Hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
Sanık hakkında katılan ...'a yönelik hakaret suçundan açılan kamu davası hakkında hüküm kurulmamışsa da, dava zamanaşımı süresi gözetilerek her zaman bir hüküm kurulabileceği belirlenmiştir.
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Hakaret suçu yönünden sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön incelemesi neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, trafik kazası esnasında alkollü olmadığına, kazanın ardından alkol aldığına, jandarma görevlilerine hakaret etmediğine, verilen cezanın dayanaktan yoksun olduğuna ve lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
1. Olay tutanağı ile şikayetçi beyanları doğrultusunda sanığın mahkumiyetine karar verilmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51 ile 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmeyerek sanığın temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir.
2. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir
A. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
5271 sayılı Kanun'un 286/2-d. maddesinde yer verilen "İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Erzin Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2024 tarihinde karar verildi.