Mahkumiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak duruşma açmak suretiyle sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, tanık olarak dinlenilen özel güvenlik görevlisinin polis memurlarıyla arkadaş olması sebebiyle beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, kamera kayıtlarının polisler tarafından mahkemeye sunulmadığına, M. Y. isimli arkadaşlarının katılan ve şikayetçi polisler tarafından dövüldüğüne, polis memurlarının bunu gizlemek amacıyla kendilerini de hastaneden uzaklaştırmak istediklerine ve fiili müdahalede bulunduklarına ilişkindir.

1. Katılan ve şikayetçi beyanları ile tanık anlatımları doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak

2. Tanık T. D.'nin anlatımlarında, katılan ...'in hastanede sanığın M. Y. isimli arkadaşına eliyle vurduğu ve sanığın bunun üzerine katılan ve şikayetçiyi tehdit ettiğini beyan etmesi, tanık M. Y.'nin de katılanın kendisine vurduğunu belirtmesi ile sanığın bu yöndeki savunması karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması,

Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2024 tarihinde karar verildi.