SUÇTAN ZARAR GÖREN: Hazine

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre edimin ifasına fesat karıştırma, rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve vekilinin 26.02.2021 havale tarihli dilekçesi ile sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma, ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... ile ... hakkında ise rüşvet verme suçlarından kurulan beraat hükümlerini temyiz ettiği, anılan dilekçenin katılma iradesi de içerdiği, temyiz isteminin 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022'den önceki tarihe tekabül etmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı, öte yandan her ne kadar 16.06.2017 tarihli Tebliğname'de katılan ... vekilinin 07.03.2014 tarihli dilekçesi ile sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerini temyiz ettiği belirtilmişse de anılan temyiz dilekçesi içeriğine göre katılan ... vekilinin yalnızca sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... ile ... hakkında ise rüşvet verme suçlarından kurulan hükümleri temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi gereğince itiraza tabi olduğu ve temyizinin mümkün bulunmadığı, vekalet ücretinin ise hükmün bir parçası olup, hükümle aynı kanun yoluna tabi olduğu, dolayısıyla açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükme ilişkin vekalet ücretine yönelik talebe karşı da ancak itiraz kanun yoluna başvurulabileceği, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek Hazine vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden vekalet ücretine ilişkin temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip bu hususta bir karar verilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95,2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, Bingöl İl Özel İdaresinin sanıklar ... ve ...'ya yüklenen rüşvet verme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediğinden kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz ... bulunmadığı anlaşılmakla, vekili aracılığıyla yapmış olduğu temyiz isteminin bu yönden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan ... vekilinin tüm sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma, sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... ile ... hakkında rüşvet verme, katılan ... vekilinin ise sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.