Kısmen kabul kısmen ret

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen reddine kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, birleşen davanın davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtayca; "... dava konusu 179 ada 19 parsel yönünden davalı ...’ın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği, davacı ...’nın dava konusu ettiği 179 ada 13 parsel yönünden ise olumlu veya olumsuz hiç hüküm kurulmamasının ise hatalı olduğu .." gerekçesiyle bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... 242 ada 41 parsel yönünden 2000/185 Esas sayılı dosyada verilen karar sonucu kararın temyiz edilememesi üzerine 13.12.2005 tarihinde kesinleştiği, 179 ada 16,17,18 ve 19 parsellere ilişkin açılan davalar yönünden de 179 ada 16,17 ve 18 parseller temyiz edilemediğinden bu parseller yönünden hükmün 13.04.2009 tarihinde, 179 ada 19 parsel yönünden ise verilen karar açıkça onandığından 24.01.2017 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle uyuşmazlığın sadece birleşen Demirköy Kapatılan Kadastro Mahkemesinin 2000/23 Esas sayılı dosyasına ilişkin olduğu, davacı ... vekili tarafından 179 ada 20 parsel hakkında dava açıldığının gerek 12.11.2002 tarihinde yapılan keşifte gerekse 10.12.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde açıklandığı, 179 ada 20 parselin tespit malikinin Orman İdaresi olmadığı, gerçek kişiler adına tespitinin yapıldığı, dolayısıyla gerçek hasma davanın yöneltilmediği, ıslahla hasım değiştirlemeyeceği veya dahili dava yoluyla husumetin de yaygınlaştırılamayacağı, dava konusu Kırklareli ili Demirköy ilçesi ... Mahallesi 179 ada 16,17,18 ve 19 parsellere ilişkin iş bu dosya kapsamında Demirköy Kadastro Mahkemesince 2007/356 Esas, 2008/22 Karar sayılı kararı ile daha önce karar verildiği ve 179 ada 16,17 ve 18 parseller yönünden temyiz olmadan, 179 ada 19 parsel yönünden ise temyizle kesinleştiğinin anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davacı ...'nın Kırklareli ili Demirköy ilçesi ... Mahallesi 179 ada 20 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, Kırklareli ili Demirköy ilçesi ... Mahallesi 179 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 512,86 m2 miktarı ile ... adına tespit gibi tesciline, Kırklareli ili Demirköy ilçesi ... Mahallesi 179 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 499,81 m2 miktarı ile tespit malikleri ... eşi ... oğlu ... adına tespit gibi tesciline, 179 ada 16,17,18 ve 19 parseller yönünden esas hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Kırklareli ili Demirköy ilçesi ... Mahallesi 179 ada 13 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olmadığından hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, birleşen davanın davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Birleşen davanın davacısı Aycan Akıncının temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dava davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Asıl davanın konusu olan 242 ada 41 parsel sayılı taşınmaz yönünden kamu düzeni gözetilerek yapılan incelemesinde; bu taşınmaz yönünden İlk Derece Mahkemesince, Orman İdaresinin açtığı davanın kabulü ile tamamının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, tarafların bu kararı temyiz etmedikleri, sonraki bozma ilamlarında ve mahkeme kararlarında da bu parselden hiç bahsedilmediği, dolayısıyla kararın kesinleştiği, ancak taşınmazın hali hazırda eldeki dosya nedeniyle davalı olarak kaldığı tespit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında, bu parsel yönünden 2000/185 Esas sayılı dosyada verilen karar sonucu, hükmün bu parsel yönünden temyiz edilmeksizin 13.12.2005 tarihinde kesinleştiği açık bir şekilde belirtilmiş olmasına ve infaz yönünden gerekçeli kararın hüküm kısmında benzer şekilde kesinleşen parsellere ilişkin olarak esas hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olmasına rağmen, bu parsel yönünden hiç hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle birleşen davanın davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2. fıkrasından sonra gelmek üzere "Kırklareli ili Demirköy ilçesi ... Mahallesi 242 ada 41 parsele ilişkin olarak Demirköy Kadastro Mahkemesinin 2000/185 Esas sayılı dosyasında daha evvel karar verildiği ve kararın temyiz edilmediğinden kesinleştiği anlaşılmakla bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına" cümlesinin eklenmesine, bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının, 1086 sayılı Kanun'un 438/7 inci fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.