İstinaf başvurusunun esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın suç işleme kastı ve cezai ehliyetinin bulunmadığına ilişkindir.

Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Sanık hakkında incelemeye esas dosya kapsamında Adana Dr. ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nden alınan 16.10.2018 ve 23.05.2019 tarihli sağlık kurulu raporlarına göre sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtilmesine karşın, başka bir olaya ilişkin Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/251 Esas, 2018/417 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonucunda aynı hastaneden alınan 24.04.2018 tarihli sağlık kurulu raporuna dayanılarak sanık hakkında hakaret suçundan akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği anlaşıldığından, raporlar arasındaki çelişkinin giderilebilmesi amacıyla, sanığın suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi uyarınca“akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilllerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” hususunda, Adli Tıp İhtisas Dairesi'nden yöntemince rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2024 tarihinde karar verildi.