Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; suça konu yerin dedesinden kalma tarım arazisi olduğuna, çok eski meyve ağaçları olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, sanığın orman alanını işgal ettiği ve meyve ağaçları diktiğinin görülmesi üzerine suç tutanağı düzenlenmiştir.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, suça konu yerin dedesinden kalma tapulu yer olduğunu, tapu sınırlarını tam bilmediği için ağaç diktiğini beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin orman kadastrosunun, 26.04.2007 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.

Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında kaldığı ve basit yargılama usulüne tabi olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 05.02.2014 yerine 2014 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.