HÜKÜMLER: Sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat, suça konu eşyanın ve nakil aracının iadesi

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların mahkûmiyetine ve nakil aracının müsaderesi yerine, sanıkların beraatine ve aracın iadesine kararı verilmesine ve re'sen gözetilecek nedenlerden ötürü hükmün bozulması istemine ilişkindir.

2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; tutanak tanıkları dinlenmeden sanıkların beraatine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu belirtilerek hükmün bozulması istemine ilişkindir.

II.OLAY OLGULAR
12.10.2014 tarihinde saat 18.30 sıralarında, devriye görevi sırasında sınır hattındaki askeri yasak bölgede 308-309 nolu hudut taşları arasında, Suriye devleti tarafından, Türkiye topraklarındaki malen sorumlu adına kayıtlı traktöre bağlı römorka çuvallardaki zeytinleri yükledikleri görülen, dur ihtarına uymayıp kaçan sanıklar ... ve ... yakalanarak römorkta yüklü bulunan toplam 2.780 kg. zeytin ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanıklara 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmış, sanıklar savunmalarını tekrar etmişlerdir.
Sanık ... savunmalarında; sınır hattındaki kendi bahçelerinden topladıkları zeytinleri arkadaşı sanık ... ile traktörün römorkuna yükledikleri sırada askerlerin müdahale ettiklerini, beyan etmiştir.
Sanık ... savunmalarında; arkadaşı sanık ...’in sınır hattında bulunan bahçesinden topladıkları zeytinleri arkadaşı Latif ile traktörün römorkuna yükledikleri sırada askerlerin müdahale ettiklerini, zeytinleri arkadaşının bahçesinden topladıklarını beyan etmiştir.
Tanık H. Ö. Kovuşturma aşamasında; sınır hattında eniştesinden kiraladıkları tarladan zeytinleri topladıklarını, zeytinleri topladıkları tarlanın Suriye sınırının çok yakınında olduğu için tutanak düzenlendiğini, zeytinleri Suriye devleti tarafından toplamadıklarını beyan etmiştir.
Malen sorumlu beyanında; suçta kullanılan traktörü satmak amacıyla galeriye bıraktığını, sanıkları tanımadığını, beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

Dosya içinde bulunan 12.10.2014 tarihli tutanakta; sınır hattındaki askeri yasak bölgede Suriye devleti topraklarından, Türkiye topraklarındaki traktöre bağlı römorka çuvallardaki zeytinleri yükledikleri sırada görülen sanıklar ... ve ... yakalanarak römorktaki toplam 2.780 kg. zeytin ele geçirilmesi şeklide gerçekleşen olayda; sanıkların aşamalardaki savunmasında, ele geçen zeytinleri sınır hattındaki kendi tarlalarından toplayıp traktörün römorkuna yüklediklerini beyan ederek üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemeleri karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde ortaya çıkarılması için tutanakta imzaları bulunan görevlilerin duruşmada tanık olarak dinlenilerek, olayla ilgili bilgi ve görgüleri sorulup sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2024 tarihinde karar verildi.