Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiin temyiz isteği; dosyaya sunulan somut delillerin değerlendirilmediğine, anayasal ve kanuni hakların dikkate alınmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde iş makinesi ile açılmış yol ve saha olduğunun görülmesi üzerine sanık hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, suç işleme kastı olmadığını, suça konu yerin 1937 yılından beri tarla olarak kullanıldığını beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve diri örtünün kaldırılıp açma yapıldığı tespit edilmiştir.

Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanığın eylemine uyan 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki suç basit yargılama usulüne tabi olmadığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gerekçe gösterilerek sonuç cezada indirim uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.