Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İlk Derece Mahkemesince sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla, "a-Hükmün temel cezanın belirlenmesine ilişkin 1 nolu bendinin 1.paragrafındaki "TCK'nın 125/1 maddesinin" ibaresinin çıkartılmasına, yerine " TCK'nın 125/3-a. maddesinin" ibaresinin, "3 AY hapis" ibaresinin çıkartılmasına, yerine "1 yıl hapis" ibaresinin eklenmesine, b-Hükmün TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin 2.paragrafının tamamen çıkartılmasına, c-Hükmün TCK'nın 43/2-1. maddesinin uygulanmasına ilişkin 3.paragraftaki " 4 ay 11 gün hapis" ibaresinin çıkartılmasına, yerine "1 yıl 3 ay hapis" ibaresinin eklenmesine, d-Hükmün TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin 4. paragrafındaki "3 ay 19 gün hapis" ibaresinin çıkartılmasına, yerine "1 yıl 15 gün hapis" ibaresinin eklenmesine ve 4. paragraftan sonra gelmek ve ayrı paragraf oluşturmak üzere 5271 sayılı CMK'nın 283. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış ... gözetilerek sonuçta 3 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına" ifadelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyizinin; olay günü infaz koruma memurlarıyla tartıştığını ancak hakaret etmediğini, hakkındaki iddianın iftira olduğunu, katılanların kasıtlı olarak gerçek dışı beyanda bulundukları, bu nedenle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

İncelemeye konu kararın, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik, istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı olduğu nazara alınarak basit yargılama usulünün uygulanması için gerekli koşulun oluşmaması nedeniyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince kabul olunan maddi vakıaların Kanun’daki tipiklik unsurunu kapsadığı, katılanların aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile kamu görevlisi olan ve sanığı daha önceden tanımadıkları anlaşılan katılanların sanığa iftira atmalarını haklı gösterecek herhangi bir neden bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Tosya Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2024 tarihinde karar verildi.