Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, katılan ... Ltd. Şti'nin ortağı ve aynı zamanda şirket müdürü olarak görev yaptığı sırada yapı denetim firması olarak 01.01.2012 ve 31.07.2012 tarihleri arasındaki dönem içerisinde şirket kasasında bulunması gereken 76.988,13 TL parayı kendisine duyulan güven nedeniyle üzerinde tutarak şirket hesaplarına aktarmadığı, böylelikle üzerine atılı bulunan güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın müdürlük görevini yaptığı dönemi kapsar şekilde katılan şirkete ait defter, bilgisayar ve muhasebe kayıtları, belge, makbuz, dekont, banka kayıtları ile diğer evrakın tamamının getirtilerek dosyaya konulması, belirtilen dönemlerde şirketin hangi gelirleri elde ettiği ve hangi harcamaları yaptığı, bu harcamaların kim tarafından hangi tarihte yapıldığının araştırılması ile buna dair belgelerin dosyaya konulması, sanığın aşamalardaki beyanlarında, yapılan işlerde ticari teamül gereği iskonto uygulamasının yapıldığını belirtmesi karşısında, şirketin bulunduğu bölgedeki diğer yapı denetim firmalarından sorularak iskonto uygulamasının yapılıp yapılmadığının, yapılıyorsa ortalama iskonto oranlarının belirlenmesi, belirtilen dönemlerde şirkette görev yapan muhasebeci ve diğer şirket ortaklarının tamamının bilgi sahibi sıfatıyla dinlenerek iddia konusu eylem ve şirketin faaliyetlerinde iskonto uygulamasının yapılıp yapılmadığının, yapıldıysa muhasebe kayıtlarına nasıl yansıtıldığının sorulması, ayrıca bahse konu dönemlerde katılan şirketin, yapı denetim gelir faturalarından bağlı bulunan belediye ve ilgili kurumlara kesinti yapıp yapmadığının araştırılması, kesinti yapıldıysa yapılan kesinti tutarının belirlenmesi, sanığın şirketin kredi kartından şahsi harcamalar yaptığının iddia edilmesi karşısında, bahsi geçen dönemlere ilişkin şirket kredi kartı ekstrelerinin temin edilip, sanığın harcama yapıp yapmadığının, yapıldıysa miktarının belirlenmesi, belirtilen bilgi ve belgelerin toplanmasından sonra dosyanın kül halinde bilirkişiye tevdii edilerek, sanığın müdür olduğu dönemde sanığın eylemleri nedeniyle şirketin zararının bulunup bulunmadığı, bu zararın meydana gelmesinde sanığın kusurlu olup olmadığı ve bu zararın ne kadar olduğunun kesin olarak belirlenip, sanığın uhdesinde para tutup tutmadığı, tutmuş ise ne kadar tuttuğu hususlarında denetime elverişli ve ayrıntılı bilirkişi raporu alınması, sonuca göre sanığın eyleminin sübutu halinde, hükümden sonra, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan ve TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilerek, uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.