Mahkumiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin yargılamaya uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1. UYAP üzerinde yapılan incelemede; sanık hakkında Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.01.2016 tarihli iddianamesiyle, katılan ...'a yönelik "bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, sanığın İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2016 tarihli ve 2016/263 Esas, 2016/377 Karar sayılı kararı ile üzerine atılı suçtan 2 yıl 6 ay hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 06.01.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde yer alan; "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." şeklindeki hüküm gereğince, belirtilen dava dosyası getirtilip incelenerek, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra, sanığın temyiz incelemesine konu eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın mükerrer olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması,

2. Kabule göre de;
a)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 tarihli ve 2013/15-239 Esas, 2013/289 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde "basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık" suçundan hüküm kurulması,
b)Sanık hakkında Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2016 tarihli iddianamesiyle 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen "Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan kamu davası açılmış olmasına rağmen sanığa ek savunma hakkı verilmeden aynı Kanun'un 158/1-g maddesinde düzenlenen "basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık" suçundan hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının DİKKATE ALINMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.