SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde; kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik ise İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararı kaldırılarak beraat hükmü kurulmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararının yerinde olduğu gözetilmeksizin sanığın beraatine karar verilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.

2. Sanığın temyiz istemi; hakaret suçu yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine, sanık savunması, şikayetçilerin beyanları, tanıkların anlatımları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun'un 265. maddesinin birinci fıkrasında "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.

Olay tutanağı içeriğindeki ''... çekici operatörü M.A. aracı çekiciye yüklenmek istenildiği sırada sinkaflı kelimeler kullanarak aracı çektirmek istememiş ve çekiciye fiili darpta bulunmak istemesi üzerine sanık asayiş ekipleri ile birlikte etkisiz hale getirilmiştir.'' şeklindeki açıklama, polis memuru olan şikayetçilerin ''Aracı çekiye yüklediğimiz esnada sanığın, 'sizin hepinizin a...k... arabamı götüremezsiniz y... oğlu y..lar'' diyerek aracı kaldırmamıza engel olarak çekici sürücüsü M.A.'ya arkadan 'senin a... k... lan, sen nasıl arabamı kaldırıyorsun.'' diyerek saldırdığını görmemiz ile hemen şahsa müdahale edilmiş, şahıs biz görevlilere karşıda direniş göstermesi üzerine görevli ekipler ile birlikte zor kullanma yetkimiz dahilinde etkisiz hale getirilerek....'' şeklindeki beyanları, iddia, savunma ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; söylenen sözlerden ''Sizin hepinizin a... koyacağım.'' şeklindeki sözün sanığın görevli polis memurlarının görevlerini yapmasına yönelik tehdit teşkil eden eylem niteliğinde bulunduğu gözetilmeden, tüm sözler hakaret kabul edilerek hakaret suçundan mahkumiyet ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat hükümleri kurulması hukuka aykırılık görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2024 tarihinde karar verildi.