Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Tekerrüre esas alınan Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2013 tarihli ve 2013/290 Esas, 2013/660 Karar sayılı ilamının suç tarihinden sonra 20.11.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla anılan ilam tekerrüre esas alınamayacağı gibi ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiğinden, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2013 tarihinde kesinleşen, 13.11.2013 tarihli ve 2013/266 Esas, 2013/377 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 3 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine '' İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2013 tarihinde kesinleşen, 13.11.2013 tarihli ve 2013/266 Esas, 2013/377 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 3 yıl hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK'nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nin 326/son ve 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun İNFAZ AŞAMASINDA GÖZETİLMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.09.2024 tarihinde karar verildi.