Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, bilirkişi raporu ve sanık savunmasına göre sanığın ağaççık vasfındaki tavşancıl çalısı ve 8 adet meşe dal odunu emvali temin etme şeklinde gerçekleşen eyleminin idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı cihetle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 24 üncü maddesindeki "Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir." amir hükmü karşısında, sanığın eyleminin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 91 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında kalan emval temini olduğu ve 5326 sayılı Kanun gereğince kabahat nevinde olup ... tarihi olan 07.11.2015 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesi gereğince kabahatli hakkında Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, el konulan orman emvalinin MÜLKİYETİNİN KAMUYA GEÇİRİLMESİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.