HÜKÜMLER: Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi kararı
Yokluğunda verilen gerekçeli hükmün sanığın aynı zamanda mernis adresi de olan beyan adresine tebliği sırasında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/1. maddesindeki "...adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir...." şeklindeki düzenleme nazara alınmaksızın, sanığın reşit olmayan çocuğuna haber verilmesi suretiyle yapılan tebligat işleminin usulüne uygun olmadığı, 18.05.2016 tarihli temyiz isteğinin süresinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından, 10.06.2016 tarihli temyiz isteğinin reddine dair karara yönelik, kanuni süresinde yapılan temyiz isteğinin kabulüyle ek kararın kaldırılmasına ve esasın incelenmesine karar verilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2015/243 Esas, 2015/662 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2. cümlesi ve 62. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın atılı suçu işlemediğine, katılan mağdure ile tanık beyanlarının birbiri ile çeliştiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden vaki temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.