Sanık ...; TCK'nın 85/1,62,53/1maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık ...; Beraat

Taksirle öldürme suçundan sanık ...'ın mahkumiyetine, sanık ...'ın beraatine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1- Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından, failin taksirinin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin kusur durumuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,

2- Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

a- Sanığın, idaresindeki araçla, gece vakti, meskun yerde, bölünmüş yolda sol şeritte seyir halinde iken, önünde seyreden diğer sanık ... idaresindeki araca arkadan çarpması, çarpılan aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjü aşıp karşı şeride girmesi ve karşı yönden gelen ölen idaresindeki motosikletle çarpışması şeklinde meydana gelen olayda; sanık ...'ın olaydan 1 saat 11 dakika sonra yapılan ölçüme göre 0.88 promil alkollü olduğu, geçen her saatte vücuttaki alkol düzeyinin 0.15 promil azaldığı, bilimsel verilere ve dairemiz uygulamalarına göre 1.00 promilin üzerinde alkol seviyesinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin kabulü gerektiği dikkate alındığında; adı geçen sanığın olay sırasında yaklaşık 1.05 pm alkollü olduğu anlaşılmakla, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğinini gözetilmemesi,

b- Taksirli suçlarda 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.