Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğine ve adlî para cezası miktarının hesaplanmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.
Orman muhafaza memurları tarafından sanığın ikametinde yapılan aramada 50 kg kuru dal odunu ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında suçlamayı kabul etmemiştir.
Orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, meşe dal yakacak odunlarının devrik ve düşükten temin edilmediği, nakliye tezkeresi ile emvalin uyuşmadığı belirtilmiştir.
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, bilirkişi raporu ve sanık savunmasına göre, sanığın ormandan kuru dal odunu emvali temin etme şeklinde gerçekleşen eyleminin idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı cihetle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 24 üncü maddesindeki "Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir." amir hükmü karşısında, sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında kalan emval temini olduğu ve 5326 sayılı Kanun gereğince kabahat nevinde olup kabahat tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca öngörülen 3 yıllık soruşturma zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesi gereğince kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, el konulan orman emvalinin MÜLKİYETİNİN KAMUYA GEÇİRİLMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2024 tarihinde karar verildi.