Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İlk Derece Mahkemesince sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla, sanık hakkında tekerrrür hükümlerinin uygulandığı hüküm fıkrasının çıkartılarak, yerine "Sanık hakkında Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1059 Esas 2013/587 Karar 04/06/2013 tarihli 16/07/2013 tarihinde kesinleşen geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçundan TCK'nın 116/1, 116/4,35,52/4, 52/2 maddeleri gereğince 1.800,00 TL. adli para cezası ile cezalandırıldığı, ilamın 16/07/2013 tarihinde kesinleştiği, bu itibarla sanığın mükerrir olduğu anlaşılmakla TCK'nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere mahsus infaz rejiminin ve asıl cezanın infazından itibaren denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyizinin; hakkında hakaret suçundan verilen kararda, lehe olan Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği ve bu nedenle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

Sanığın temyiz dilekçesi içeriğinde temyiz sebebini belirttiği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince kabul olunan maddi vakıaların Kanun’daki tipiklik unsurunu kapsadığı, mağdurların ve katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile kamu görevlisi olan ve sanığı daha önceden tanımadıkları anlaşılan mağdurların ve katılanın sanığa iftira atmalarını haklı gösterecek herhangi bir neden bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2024 tarihinde karar verildi.