Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; nakil aracının müsaderesi hakkında karar verilmemesine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın ticari amaçla hareket etmediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanığın samimi beyanlarının göz önünde bulundurulmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, açıklanan sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 21.05.2019 tarihli ve 2019/13211 Esas, 2019/8694 Karar sayılı ilâmı ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına dair hükmün onanmasına
karar verildiği anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin bu konuyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerince Ağrı 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.11.2013 tarih ve 2013/603 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan uygulamada, uygulama noktasına gelen ve sürücülüğü sanık ...'ın yaptığı ... plaka sayılı çekici ve ... plaka sayılı yarı römorktan oluşan tır aracı durdurulmuş, araçta İran ülkesine ait üzerinde IRACA T1000407454 ibareleri bulunan mührün olduğu görülmüş, araçta yapılan kontrollerde tır dorsesinin arka kısmında mühüre bağlı olan halatın kopuk olduğu tespit edilmiş, tır dorsesini kaplayan halat mühür ile birlikte tamamen alınarak tırın arka kapağı açılmış, tır dorsesi içerisinde kaçak olduğu değerlendirilen sigara ve sanığın ibraz etmiş olduğu CMR belgesinde belirtilen 115 balya halinde pamuk yükünün olduğu görülmüş, yapılan sayımda toplam 9500 karton sigara ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık kolluk aşamasında, sigaraları İstanbul'a götürmesi için para teklif edildiğini, maddi durumunun iyi olmadığı için kabul ettiğini, kovuşturma aşamasında ise tanımadığı şahıslarca kendi rızası dışında sigaraların araca yüklendiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.15.04.2020 tarihlî Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; etkin pişmanlık hükümleri açıkça anlatılarak, soruşturma aşamasında usulüne uygun şekilde ihtar yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının açıkça bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi,
2.24.11.2015 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı
Kanun) 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3.Dava konusu gümrük kaçağı eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesi yerine yazılı şekilde sadece adli emanette kayıtlı eşyanın müsaderesine karar verilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
25.09.2024 tarihinde karar verildi.