Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz isteği; suç konusu yerde ağaç kesmediğine, tapulu arazisi olduğuna, şikâyet edenler tarafından ağaç kesildiğine, kendisinin İstanbul'da ikamet ettiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Köy muhtarı....'ün ağaç kesilerek açma yapıldığı ihbarı üzerine orman alanında ağaç kesildiği ve fındık fidanları dikildiği tespit edilmiştir.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, söz konusu yerin babası adına kayıtlı olduğunu, ağaç kesmediğini, fidanları kendisinin diktiğini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlen raporda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, yapacak nitelikte ağaçların motorlu testereyle kesildiği tespit edilmiştir.
Sanık hakkında işgal ve faydalanma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itiraz üzerine kaldırıldığı ancak kaldırma kararı sonrası bu suçtan bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, ağaç kesme suçundan kurulan hükme ilişkin inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin uygulanması sırasında fazla cezaya hükmedilmiş ise de, aynı Kanun'un 50 ve 52 nci maddelerinin uygulanması sonucu neticeten doğru miktarda hapis cezasından çevrilen adlî para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında, 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.