İstinaf başvurusunun esastan reddi
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 27.12.2012 tarihinde kesinleşmesi sonrasında sanığın denetim süresi içerisinde 25.07.2014 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine, Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.05.2018 tarih ve 2017/796 Esas, 2018/425 sayılı kararıyla hüküm aynen açıklanarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, tipiklik unsuru gerçekleşmeyen bir olay ve eylemle ilgili suç yaratma yoluna gidildiğine hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
III. III.GEREKÇE
1. Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinden itibaren, önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih ve Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen hüküm tarihi ile 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlüğe girdiği tarih arasındaki durma süreleri de eklendiğinde, suçun tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2024 tarihinde karar verildi.