İstinaf başvurusunun esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nce sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteğinin; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, bahse konu sözlerin kamu görevlilerine değil olayın kendisine olduğuna, bir insana verilen yetkinin herhangi bir sivil ya da kamu görevlisini tartaklama, kaba kuvvet kullanma hakkını vermediğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.

Sanığın Temyiz Sebepleri ile 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığın eylemini katılan hakkında paylaşılan video içeriğine tepki olarak gerçekleştirmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2024 tarihinde karar verildi.