Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) Yağma suçu, kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceği ya da mal varlığı bakımından büyük zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması olup, bu malın teslim veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli ve yoğunlukta olması gerekir.

Somut olayda, mağdurun suç tarihinde okul dönüşü duraktan evine doğru yürüdüğü sırada yanına yaklaşan sanığın mağdura "sen buralarda mı oturuyorsun, nerelisin, nerede oturuyorsun" şeklinde sözler söyleyerek mağdurla sohbet etmeye başladığı, bir ara mağdurun yolun karşısına geçtiği, sanığın da arkasından geldiği, mağdurdan telefonunu istediği, birisini arayacağını söylediği, mağdurun telefonunu vermek istemediğini belirtmesine rağmen, sanığın mağdurdan ısrarla telefonunu istediği, sanığın, mağdura yüksek sesle "benim buralarda çok tanıdığım var, seslenirsem hepsi gelir" şeklinde söylediği sözleri üzerine korkarak cep telefonunu sanığa verdiğinin anlaşılması karşısında; mağdura yönelik yağma boyutunda cebir veya tehdidi söz konusu olmayan sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde yağma suçundan hüküm kurulması,
2-) Sanığın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK'nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; ancak, TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildiği takdirde, kendi altsoyu üzerinde TCK'nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluğunun sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK'nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan”ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 06/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.