Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olay tarihinde sanık ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve temyiz dışı sanık Davit'in kolluk tarafından şüphe üzerine takip edilerek yakalanmaları üzerine çalınan giysilerin sanıklarda ele geçmesi sebebiyle, kolluk tarafından sanıklar tarafından çalınan suça konu giysilerin markalarının üzerinden yaptıkları araştırma sonucu hırsızlık eylemlerinin gerçekleştirildiği işyerlerini tespit ederek suça konu giysileri katılan ve şikâyetçiye iade etmeleri karşısında, sanığın etkin pişmanlık göstererek şikâyetçinin zararlarını kendiliğinden gidermediği halde hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168 maddesi uygulanmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz talebi bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.