Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz isteği; ailevi sebeplerle firar etmek zorunda kaldığına, zor durumda olduğuna ve beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
Yapılan incelemede; sanığın 22.08.2015 tarihinde çıktığı çarşı izninden aynı tarihte dönmesi gerekirken dönmediği, bir süre firar hâlinde kaldıktan sonra 18.10.2015 tarihinde kendiliğinden gelerek Birliğine katıldığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
Sanık hakkında, uyum bozukluğu tanısı ile, Etimesgut Asker Hastanesinin 08.01.2016 tarihli ve 350 sayılı sağlık kurulu raporuyla askerliğe elverişli değildir kararı verildiği ve askerliğe elverişsizlik hâlinin suç tarihlerini kapsamadığı 03.02.2016 tarihli ek raporla belirlenmiştir.
Şanlıurfa ....Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 14.05.2018 tarihli sağlık kurulu raporunda; sanık hakkında aktif belirgin psikotik bulgunun olmadığı, muhakemesinin yeterli ve iç görüsünün olduğu, suç tarihlerinde askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğu yönünde kanaat bildirildiği belirlenmiştir.
Sanığın çarşıdan dönmediğine dair tutanak, vaka kanaat raporu ve kendiliğinden katılış yaptığına dair tutanak dosyada mevcuttur.
Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a maddesinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmeyen suçlardan olduğu göz önüne alındığında; sanığın, 22.08.2015-18.10.2015 tarihleri arasında kesintisiz süren ve kendiliğinden gelmekle son bulan firar suçunu işlediği belirlenmekle, atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22.08.2015-18.10.2015 yerine 22.08.2015 olarak gösterilmesi yerinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.