SUÇLAR: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın hayır amaçlı yardım yapılacağı vaadiyle katılanlar ... ve ...'ı yanına alarak yardım yerine gittiği sırada üzerlerinde bulunan ziynet eşyaları nedeniyle görevlilerin yardım malzemesi vermeyeceğini söyleyerek katılanların ziynet eşyalarını çıkarıp temyiz dışı diğer mağdur ...'ya teslim etmelerini sağladığı, bilahare katılanlara beklemelerini ve temyiz dışı mağdur ile birlikte yardım kamyonunu yanlarına getireceğini söyleyerek yanlarından ayrılıp üst sokağa gittiği, burada temyiz dışı mağdurun elinden altınları alarak kaçtığı iddia ve kabul olunan olayda;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın yolda yürürken iki katılana da aynı anda hile yöneltip kandırarak ziynet eşyalarını teslim etmelerini sağladığı eyleminin TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca zincirleme surette işlenen tek bir dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğu göz ardı edilerek katılanlara karşı ayrı ayrı dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediği kabulüyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.