SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini
tehlikeye sokma

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı oy çokluğuyla tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hükümler açıklanmış ve cezaların ertelenmesine karar verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilip cezalar ertelenmemiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi; cezaların ertelenmesi gerektiğine ilişkindir.

A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında verilen hükmün aynen açıklanması gerektiği, bu kapsamda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51. maddesi uyarınca verilen cezanın ertelenemeyeceği belirlenerek sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir.
2. 5271 Sayılı Kanun'un 289. Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın, birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiille direnmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında verilen hükmün aynen açıklanması gerektiği, bu kapsamda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51. maddesi uyarınca verilen cezanın ertelenemeyeceği belirlenerek sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir.
C. 5271 Sayılı Kanun'un 289. Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun' a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi, 08.07.2021 tarihli 7331 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 250/11. maddesinde düzenlenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." hükmünün suç tarihi itibariyle uygulama olanağının bulunmaması karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250/1-a-3 maddesi kapsamına giren trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2024 tarihinde karar verildi.