SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1. Soruşturma aşamasında sanık için görev yapan Av. ...'ın görevinin, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 7. maddesi gereğince, iddianamenin kabulü kararı verilmesi ile sona erdiği, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılamadaki duruşma sırasında sanığın müdafii talep etmediğini beyan ettiği gibi sanığın yargılama aşamasında Av. ... ile duruşmaya katılmadığı ve müdafiilik ilişkisinin kurulmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın ise soruşturma aşamasında görev yapmış olan müdafiiye tebliğ edildiği ve adı geçen müdafii tarafından hükümlerin temyiz edildiği, iddianamenin kabul kararı ile kendiliğinden görevi sona ermiş olan Av. ...'ın sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisi olmadığının anlaşılması karşısında; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.05.2018 tarihli ve 2018/1033 Esas, 2018/1202 Karar sayılı kararının sanığın kendisine tebliğ edilmesi gerektiği ve sanığın yokluğunda verilen kararın tebliğine ilişkin 06.08.2018 tarihli tebliğ işleminin ise sanığın askerde olması nedeniyle geçersiz olduğu belirlenmekle, gerekçeli kararın sanığa "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını da içerecek şekilde usulüne uygun olarak (sanığın cezaevinde olması hâlinde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi ihtarını içerecek şekilde ve aynı Kanun'un 35/3. maddesi gereğince okunup anlatılmak suretiyle cezaevinde tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ek Tebliğname düzenlenmesi,

2. Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören, soruşturma evresinde şikâyetçi olduğunu bildiren ve davaya katılma hakkı bulunan şikâyetçi ...'ın 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, şikâyetçiye kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde aynı Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı, bu nedenle şikâyetçinin açılan davadan usûlüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında, yasa yollarına başvurma hakkı bulunan ve yokluğunda karar verilen şikâyetçi ...'a kararın tebliğinin gerektiği gözetilerek, hükmün usulüne uygun olarak (öncelikle bilinen en son adresine tebliğ yapılması, bu adresinde tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) şikâyetçiye tebliğ edilmesi, tebligat belgesi ve sunması halinde temyiz dilekçesi eklenip, hükümleri temyiz etmesi halinde bu hususta ek Tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.