Mahkumiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık hakkında TCK.nun 155/1.maddesi gereği güveni kötüye kullanma suçundan dava açıldığı, ilk derece mahkemesi tarafından eylemin TCK.nun 155/1 maddesini oluşturduğu gerekçesi ile 05.05.2015 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği, 04.02.2020 tarihli Yargıtay bozma ilamı uyarınca eylemin TCK'nın 158/1-d maddesine temas ettiğinin kabul edildiği, bozma kararı sonrası sanığın talimatla alınan savunmasında iddianamenin okunmasıyla yetinilip, bozma kararı okunmadan ve ek savunma hakkı verilmeden TCK.nun 158/1-d-son maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226/2. madde ve fıkrası hükmüne aykırı davranılması,

Yasaya aykırı, sanığın ve katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün Tebliğnameye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA,24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.