HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ...'a tefhim edilen hükmün son fıkrasında tefhimden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle Kanun yoluna başvurmada sanık ...'ın yanıltıldığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1. Sanık ...'ın temyiz sebepleri; diğer sanık ... ile birlikte faturalı olarak sipariş ettikleri telefonların kaçak olduğunu bilmediklerine, telefonları hediye olarak bayilere dağıtacağından ticari amacının olmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2. Sanık ... müdafiin temyiz sebepleri; sanığın suçla ilgisi olmadığına, kargo paketi içinde kaçak telefon olduğunu bilmediğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3. Sanık ... müdafiin temyiz sebepleri; sanığın ticari amacının olmadığına, telefonların kaçak olduğunu bilmediğine, olaydan sorumlu diğer kimselerin tespit edilmemesine, eşyalara el konulduğu için kamu zararının bulunmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Suç konusu kaçak 398 adet cep telefonunun 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi gereği müsaderesine ve kayıtlı 4 adet telefonun sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken 402 adet telefonun 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün kaçak eşyaya ilişkin bendinde yer alan "402" ibaresi çıkarılarak yerine "398" ibaresinin eklenmesi, "54" ibaresi çıkarılarak yerine "54/4" ibaresinin eklenmesi, müsadereye ilişkin hüküm fıkrasından sonra gelmek üzere "Bilirkişi raporuna göre kayıtlı olduğu anlaşılan 4 adet cep telefonunun sahibine İADESİNE" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.