HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; münhasıran sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü ile nakil aracının iadesine ilişkin olup, sanık ...'ın da cezalandırılması gerektiğine, nakil aracının müsaderesi için yasal şartların bulunduğuna ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz istemi; verilen cezanın ağır olduğuna, pişmanlığının dikkate alınmadığına ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

Kolluk görevlilerince 29.03.2015 tarihinde saat 06.15 sıralarında Erciş ilçesinde icra edilen yol kontolü
sırasında, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki, katılan malen sorumlu ... adına kayıtlı ... plaka sayılı 2007 model Isuzu marka açık kasa kamyonetin şüphe üzerine durdurulduğu, sanık ...'a araçta önleme araması kararı ile arama yapılacağı bildirilerek araçta ne olduğunun sorulması üzerine, sanığın araçta kaçak sigara olduğunu beyan ettiği ve araçta yapılan aramada aracın arka kısmında üzeri siyah bezle örtülmüş vaziyette 64.047,50 TL değerinde 890 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir. Bu olay sonrası sanık ...'ın üst aramasında çıkan cep telefonunun arama kayıtlarının sanığın rızası ile incelenmesi neticesinde sanık ...'ın olay tarihinde diğer sanık ... adına kayıtlı GSM numarası ile 30 adet görüşme kaydının olduğu belirlenerek, sanık ... kaçakçılık suçuna iştirak ettiği şüphesiyle soruşturma kapsamına alınmıştır.

Sanık ...'ın müdafi bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; Van ilinden kaçak sigara alarak satmaya karar verdiğini, bu amaçla ... plaka sayılı aracı, araç kiralama şirketlerinden kiraladığı araçları alt kiracıya vererek geçimini sağlayan ... adlı arkadaşından 200,00 TL bedelle Tatvan ilçesinde kiraladığını, 28.03.2015 günü Tatvan ilçesinden Van iline gittiğini, Van ilinde tanıştığı Hakim adlı şahsın kendisine birlikte kaçak sigara işi yapmayı teklif ettiğini, bu teklifi kabul ettiğini, Hakim'in kendisinden ... plaka sayılı aracı alıp, kaçak sigara ile yükleyip yanında bir başka şahısla geri geldiğini, daha sonra Van'dan yola çıktıklarını, Hakim'in son rakam grubunu hatırlayamadığı beyaz renkli Renault Fluence marka araçla önden gittiğini, kendisinin de onu takip ettiğini, 29.03.2015 tarihinde saat 00.00 sıralarında Erciş ilçesine geldiklerinde Hakim'in kendisini cep telefonu ile arayarak polisin yol uygulaması yaptığını, bu nedenle aracı bir yere çekip beklemesini söylediğini, köy yoluna girerek aracı park ettiğini, saat 06.00 sıralarında tekrar yola çıktığını ve yakalandığını, numarasını sildiği için Hakim'in GSM numarasını veremeyeceğini, arama kaydından tespiti yapılan diğer sanık ...'ın kendisinin Van ilinden arkadaşı olduğunu, Van iline geleceğini öğrenmesi nedeniyle kendisini sık sık aradığını, ...'ın yakalanan kaçak sigaralarla ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir. Sanık ...'ın savcılık ifadesinin de aynı doğrultuda olduğu anlaşılmıştır.

Sanık ... müdafi bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; diğer sanık ... ile arkadaş olduklarını, ...'ın kendisine Van iline geleceğini söylemesi üzerine görüşmek için onu aradığını ancak telefonunu kapattığı için ona ulaşamadığını ve görüşmeye gitmediğini belirtmiştir.

Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... mahkemedeki 02.10.2015 tarihli savunmasında; olay tarihinde Tatvan ilçesinde tanıştığı, adını ... olarak bildiği şahsın kendisine kaçak sigara işini anlattığını, kendisinin de aklına yattığını, Tatvan ilçesinden araç kiralayıp Van il merkezinde bulunan otogara gittiğini, kendisini ...'ın karşıladığını, aracı ...'a verdiğini, ...'ın kaçak sigaraları araca yükleyip geri geldiğini ve kendisine sigaraları Bingöl iline götürmesini söylediğini, ...'ın Hakim adlı şahıslar birlikte önden ilerlediklerini, kendisine ise ''biz seni arayana kadar bizi arama'' dediklerini, 4-5 saat bir köy yolunda beklediğini, ... ve Hakim gelmeyince yoluna devam ettiğini, daha sonra kontrol noktasında yakalandığını, 03.06.2016 tarihli savunmasında ise; önceki ifadelerini tekrar ettiğini, kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını, sadece para karşılığı kaçak sigara taşımayı kabul ettiğini belirtmiştir.

Sanık ... mahkemedeki savunmalarında; diğer sanık ...'ı arkadaşı olduğu için aradığını, kaçak sigaralarla ilgisinin bulunmadığını, beraatini talep ettiğini belirtmiştir.

Sanıklara suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkralarının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildiği görülmüştür.

Malen sorumlu ... mahkemedeki beyanında; ... plaka sayılı aracın kendisine ait olduğunu, aracını 2014 yılı Aralık ayında araç kiralama işi yapan ... adlı şahsa kiraladığını, açık adresini bilmediği ancak Delice ilçesi .... köyü nüfusuna kayıtlı olan ...'ın 28.02.2015 tarihinde aracı Ankara'da belediyeye hizmet veren bir şirkete kiraladığını söylediğini, 1 ay sonra adı geçen ile irtibatının kesildiğini, bunun üzerine emniyete gittiğini, kendisine aracının kaçak sigaradan dolayı Erciş ilçesinde bağlandığının söylendiğini, sanıkları tanımadığını, aracının iadesini istediğini belirtmiştir.

Mahkemece sanık ...'ın olay tarihinde kullanımında bulunan GSM hattının görüşme dökümlerinin dosyaya celp edildiği anlaşılmıştır. Görüşme kayıtlarında, sanıkların 27.03.2015 gününden başlayarak yakalama anından bir kaç saat önceye değin yoğun telefon irtibatları bulunmaktadır.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü ile Nakil Aracının İadesine Yönelik Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede
Sanık ...'ın aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile şekillenen inkarı, ...'ın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarının olay örgüsü ve eyleme iştirak eden kimseler bakımından çelişkiler barındırması, dosyaya yansıyan sanıklar arasındaki telefon irtibatının, görüşme kaydından ibaret olup görüşme içeriğinin bilinmemesi karşısında, sanık ...'ın diğer sanık ...'ın kaçakçılık eylemine iştirak ettiğine dair mahkûmiyetini gerektirir nitelikte, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmış olup, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, sanıkların savunma içerikleri ve malen sorumlunun beyanlarına göre dosya kapsamında malen sorumlunun iyiniyet iddiasını çürütebilecek delil bulunmadığı anlaşıldığından, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğunun kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede
Sanık ...'ın ticari miktar ve mahiyette kaçak sigarayı nakletmekte olduğu sırada suçüstü yakalanması ve nakle ilişkin ikrarı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu belirlenmekle, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve bu kapsamda ele geçen kaçak sigaraların miktarı itibarıyla sanığın mahkemece belirtilen gerekçelerle teşdiden cezalandırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

2.Malen sorumlu vekili lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,

3.Malen sorumlu ...'ın davaya katılmasına karar verilmesine karşın gerekçeli karar başlığında "katılan" yerine malen sorumlu olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine muhalefet edilmesi,

4.Gerekçeli karar başlığında sanık ...'ın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendine muhalefet edilmesi,

5.Hüküm fıkrasında kanun yoluna başvuru süresi ve merciinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü ve Nakil Aracının İadesi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne
sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.