Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 146 ada 22 parsel sayılı 106021 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan sözedilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı ... ve ... ... tarafından davalı Hazine ve Gölyazı Belediyesi Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 146 ada 22 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 5.6.2012 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 100.000 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı ... ve ... ... adlarına müşterek tapuya tesciline, (B) harfi ile 6,021 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Dava ve temyize konu 146 ada 22 parsel sayılı taşınmazın tutanağında hak sahibi olarak gösterilen, aynı zamanda davacı tarafın murisi olan ...'a ait olduğu belirtilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Hal böyle olunca somut olayda aynı yasanın 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur. Bir başka anlatımla gerçek malikin mahkemece belirlenmesi zorunludur.
Tutanak içeriğinde ...'a ait olduğu belirtildiğine göre davacı dışındaki diğer mirasçılar davaya dahil edilmeden başka bir anlatımla, taraf koşulu gerçekleştirilmeden karar verilmiştir. Taraf koşulu gerçekleştirmeden hüküm verilemez.
O halde mahkemece öncelikle miras bırakan ...'ın mirasçıları belirlenerek, kendilerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Mahkemece taraf koşulu sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 20.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.