... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Urla Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinden verilen 13.12.2011 gün ve 96/480 saılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

Davacı vekili, davalı adına tapuda kayıtlı bulunan 856 parsel ... taşınmazın evlilik birliği içinde satın alındığını açıklayarak bu taşınmazdan kaynaklanan 10.000 TL alacağın davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini istemiş, 28.06.2010 tarihli dilekçesi ile alacak miktarını 75.500,00 TL artırarak 85.500,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili taşınmazın davalının annesine ait bulunan 148 ada 2 parsel ... taşınmazın satımı sonucunda edinilen 197 parsel ... taşınmazın satımından elde edilen para ile satın alındığını ve davalının kişisel malı olduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz edinilmiş mal olup boşanma kararının kesinleştiği tarihteki değerinin yarısı olan 24.776,38 TL katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükmün kabule ilişkin bölümü davalı vekili tarafından ve redde ilişkin bölümü davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Taraflar 07.12.1998 tarihinde evlenmişler, 18.03.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 29.07.2009 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 ... TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 ... TKM.nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 18.03.2008 tarihine kadar 4722 ... Kanunun 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK.nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; dava konusu 856 parsel ... taşınmaz evlilik birliğinin devamında 03.01.2006 tarihinde edinilmiş olup TMK.nun 219/1 maddesi gereğince kural olarak edinilmiş maldır. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmelidir. Aynı Yasanın 222/1. maddesi gereğince ''Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.'' Somut olayda davalı taşınmazın annesine ait bulunan taşınmazların satımından elde edilen para ile satın alındığını iddia etmiş, davacının bu iddiası tanık beyanları ve dosya içinde bulunan 148 ada 2 parsel ve 197 parsellere ait tapu kayıtları ile doğrulanmıştır. Şöyle ki davalının annesi ... adına kayıtlı bulunan 148 ada 2 parsel ... taşınmaz 07.01.2004 tarihinde üçüncü şahsa satılmış ve aynı tarihte 197 parsel ... taşınmaz davalı adına satış nedeniyle tescil edilmiş, söz konusu bu taşınmaz da 19.09.2005 tarihinde üçüncü şahsa satılarak devredilmiştir. Taşınmazların alım ve satım tarihleri arasındaki kısa süreler itibariyle dava konusu 856 parselin edinilmesinde davalıya ait kişisel malın bulunduğunun kabulü gerekir.
Bu halde öncelikle davalının annesi tarafından davalıya hibe edilen ve TMK.nun 220/2. maddesi hükmüne göre davalının kişisel malı olan 148 ada 2 parselin elden çıkarıldığı tarihteki değeri bilirkişi vasıtası ile belirlenmeli, bu değerin evlilik birliği içinde edinilen 197 parsel ... taşınmazın edinilmesinde ne kadarının kullanıldığı tespit edilmeli, 197 parsel ... taşınmazın elden çıkarıldığı tarihteki davalıya ait kişisel mal ile varsa edinilmiş mal değeri tespit edilerek dava konusu 856 parselin ne kadarının davalının kişisel malı ne kadarının edinilmiş mal olduğu açıklığa kavuşturularak TMK.nun 230. maddesi gereğince davalının kişisel mal değeri taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değerinden (sürüm değeri) düşülerek, TMK.nun 236 maddesi gereğince bulunan artık değerin yarısına katılma alacağı olarak hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, taşınmazın bilirkişi vasıtası ile belirlenen değerinden taşınmaza ilişkin olmayan kredi borçlarının düşülmesi ve katılma alacağına karar tarihi yerine dava tarihi ve ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması da doğru değildir.
Davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 ... ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 367,95 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya ve 21,15 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.