HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, müsadere
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve nakil aracı hakkında da müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiin temyiz istemi, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, güvenlik güçleri tarafından oluşturulan uygulama noktasına yakın bir mesafede sanıklar ... ile ...'ın araç içerisinde beklemekte olduklarının görülmesi üzerine durumlarından şüphelenilerek yanlarına gidildiği esnada, sanık ...'ın sürücüsü olduğu, yanında da sanık ...'in yolcu olarak bulunduğu RRS510 Gürcistan plakalı aracın uygulama noktasına yaklaşırken orta refüjden geçerek ters istikamete doğru kaçmaya başlamasına müteakip takip sonucu yakalandığı, araç içerisinde toplam 15.750 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmış olup, sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ele geçen gümrük kaçağı sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... savunmasında, ... ile birlikte Mardin'den Nusaybin'e gitmekte iken jandarma tarafından araçlarının durdurulduğunu, aynı saatlerde sanık ...'ın aracında sigara yakalanması olayı ile bir ilgisinin olmadığını, öncülük yapmadıklarını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, ... ile birlikte Mardin'den Nusaybin'e gitmekte iken jandarma tarafından araçlarının durdurulduğunu, aynı saatlerde kardeşi ...'ın aracında sigara yakalandığını ancak bu olaydan haberinin olmadığını beyan etmişti.
Sanık ... soruşturma aşamasındaki savunmasında, ...'dan kendisini Mersin'e götürmesini istediğini, araca bindiğinde sigaraların olduğunu gördüğünü, ...'ın kendisine sigaraları Adana'ya götürdüğünü söylediğini ancak bu sigaraların kaçak olduklarını bilmediğini beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, sigaraları Adana'da satmak için yola çıktığını, diğer sanıkların bir ilgisinin olmadığını, kardeşi ... ... ile ...'in o bölgede bulunmasının ise bir tesadüf olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece sanık ...'in savunmasının alınması amacıyla çıkartılan yakalama emrinin infaz edilmediği, sanığın savunmasının alınmadığı görülmüştür.
A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararına Yönelik
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 17.08.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun taraflar çağrılıp, duruşma açılmak suretiyle Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... ve ... Hakkındaki Beraat Kararlarına Yönelik
1. Sanık ... hakkında; her ne kadar sanık, olay günü kardeşi ...'ın sürücüsü olduğu araçta gümrük kaçağı sigara yakalanması olayına ilişkin olarak bir bilgisinin olmadığını beyan etmiş ise de, sanığın içinde bulunduğu araçta diğer sanık ... ile birlikte beklemesi üzerine güvenlik güçleri tarafından durumundan şüphelenildiği ve o esnada da, diğer sanık ...'ın uygulama noktasından kaçmaya başladığı anlaşılmakla, sanıkların kardeş oldukları da göz önünde bulundurularak, dosya arasında bulunan HTS kayıtlarını içerir CD'nin çözümü yaptırılıp, sanıklar arasında olay gününe ait görüşme yapılıp yapılmadığı, görüşmelerin mevcut olması halinde ise ne sıklıkla görüştükleri ve görüştükleri zaman dilimleri tespit edilip sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile beraatine karar verilmesi,
2. Sanık ... hakkında; mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin ... kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerde sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 193 üncü maddesinin söz konusu olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve özel Dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 147 nci ve devamı maddeleri uyarınca sanığın savunması alınıp, sonucuna göre hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, savunma alınmadan mevcut kanıtlar tartışılarak, yetersiz ve yasal olmayan delil takdirine girilmek suretiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Kararına Yönelik
Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ... müdafiin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince hüküm kurulması gerekirken doğrudan 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uygulanmak suretiyle hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı (sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanık lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği göz önünde tutulmak suretiyle) anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3. İddianamede müsadere hususunda talepte bulunulmayan araç hakkında hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (A, B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık ... müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.